HYDROTAM-3D Kirletici Taşınım Modelleme

HYDROTAM Deniz Deşarj Modeli ile denize bırakılan evsel atıkların çeşitli difüzör tipi, akıntı hızı ve yoğunluk faklılaşması gibi durumlarda; yakın alan , uzak alan ve üçüncü seyrelme durumları modellenebilmekte ve deşarj sistemlerinin konumlandırılması gereken alan bulunabilmektedir.


Deniz deşarj sisteminde amaç şehir atıksu şebekesi ile toplanan atıksuların, ihtiyaca göre belirlenen bir atıksu arıtımından sonra deniz ortamına verilerek, çok yüksek seyrelme oranları ile zararsız hale getirilmesidir. Kıyıların kullanım amaçları hassasiyeti ve atıksuyun özelliklerine bağlı olarak seçilen arıtım yöntemi deniz deşarj sisteminin verimliliği üzerinde çok önemli bir etkiye sahiptir.

Belirli bir derinlikten deşarj edilen atıksu, deşarj deliğinden çıkarken sahip olduğumomentum enerjisi ve atıksu ile deniz suyu arasındaki yoğunluk farkından dolayı deniz suyu içerisinde yükselmeye başlar. Bu yükselme sırasında deniz suyu ile karışan atıksu seyrelmeye başlar ve birinci seyrelme olarak adlandırılır. Yakın alan seyrelmesinde çeşitli eşitlikler geliştirilmiştir. Bu eşitlikler cedevallfarklı koşullar için farklı parameterler kullanmaktadır. Akıntı hızının bulunmadığı (durgun deniz) ve deniz yoğununun kirletici bırakılan nokta çevresinde değişmediği durumlar için kullanılan en yaygın eşitlik olan Cedervall eşitsiliğini kullanmaktadır.

Yoğunluk Tabakalaşmasının bulunduğu durumlar için Roberts tarafından geliştirilen eşitlikler bulunmaktadır. Yoğunluk tabakalaşması Roberts Eşitsizliğideniz tabanınından yüzeyine doğru gidildikçe deniz suyu yoğunluğunun değişmesidir. Bu değişim lineer yada non-lineer şekillerde olabilmektedir. hydrotam yoğunluk tabakalaşması için Robert eşitliklerini kullanmaktadır.

Yoğunluk tabakalaşması durumunda olabilecek iki durum vardır. Bunlardan birincisi kirletici yoğunluğunun deniz suyu yoğunluğuna ulaşmadan yüzeye ulaşır ve ikinci seyrelme başlar. İkinci olarak ise kirleticinin yoğunluğu deniz yüzeyine çıkmadan deniz suyu yoğunluğuna ulaşır. Bu noktada kirleticinin yukarı yönlü hareketi son bulur ve o noktada bir kirletici bulutu oluşturur. Bu olaya tutsaklanma adı verilmektedir. Birinci seyrelmeden sonra başlangıç enerjisi tamamen ortadan kalkan atıksu, akıntı etkisiile hareket etmeye başlar. Bu hareket sırasında türbülans ve difüzyon sebebiyle atık su denizsuyu birbiriyle karışmaya devam eder. Bu karışım sırasında meydana gelen seyrelme ikinci seyrelme olarak tarif edilir. İkinci seyrelmenin tahmininde Brooks tarafından geliştirilen dispersiyon modeli en fazla kullanılan ve kabul görmüş modeldir. Model, tarif edilen harekete bağlı karışım sırasında, türbülans sonucu meydana gelen seyrelmeyi tahmin etmektedir.